KUM VE ATEŞ: CAM VE MURANO


Cam, asırlardır insan hayatında önemli bir yer edinmiştir ve önemini bugün de muhafaza etmektedir. Günümüzde üretimi seri olarak yapıldığı için herkesin rahatça ulaşabildiği cam ürünler, yüzyıllar öncesinde elle yapılıp sadece dönemin zenginleri tarafından kullanılabiliyordu. Günümüz insanının dokunmaya kıyamayacağı el yapımı ürünler o dönemde zenginlerin ve soyluların evlerinin başköşesinde yerini alıyordu. Elle üretildikleri için her bir parça özel ve eşsizdi, aslında birer sanat eseriydi her biri. Kum ve ateşin ahengi, insanları büyüleyerek, yaşamlarının bir parçası haline gelmişti. Tek başına, doğada bolca gördüğümüz mat kum yığınlarını ateşin etkisiyle şeffaf ve büyüleyici sanat eserlerine dönüştürebilen ustalar büyük bir saygı görüyordu haliyle. Öyle ki Venedikli sıradan bir erkeğe tanınmayan soylu bir ailenin kızıyla evlenme hakkı cam ustalarına bahşedilmişti. Ustalara tanınan bu iltimas cam ustalarına duyulan saygının kanıtlarından biriydi.  

İLK CAMA DAİR BİR RİVAYET 

Camın ilk ortaya çıkışına dair Romalı antik yazar Plinius’un naklettiği bir efsane günümüze kadar ulaşmıştır. Bu rivayete göre Fenikeli zengin bir tüccarın soda yüklü gemisiyle Akdeniz’de bir sefere çıkmaya hazırlandığı sırada bir fırtına patlak verir. Gemiciler İsrail’deki Belus Irmağı yakınlarında mahsur kalarak bu ırmağın ağzındaki bir limana sığınmak zorunda kalırlar. Burada bir süre kalmaları gerekecektir. Yemek pişirmek istediklerinde kumsalda ocak yapmak için taş bulamadıklarından sert soda parçaları getirerek bir ocak kurarlar. Yemek piştikten sonra ocakta oluşan ve adına daha sonra “cam” denecek şeffaf kütleyi fark ederler. Ancak camın ilk kez ortaya çıkışına dair günümüze ulaşan bu rivayetten öte kesin bir bilgiye ulaşılamaz.  

Erken dönemde Mezopotamya’dan Mısır’a Doğu Akdeniz’den Anadolu’ya kadar pek çok yerde ilk cam örneklerine rastlanmıştır. Bilinen en eski arkeolojik bulgular ise M.Ö. 3000 yılında Mezopotamya’da karşımıza çıkmıştır. 

İTALYA’DA CAMCILIK 

İtalya’da camcılık M.Ö 8. Yüzyılda başlamıştır. Büyük bir aşama kaydetmesi ise M.Ö 1. yüzyılda İskenderiyeli cam ustalarının İtalya’ya gelmesi ve M.Ö 50’de Suriyeli ustaların üfleme tekniğini İtalya’ya getirmesiyle gerçekleşmiştir. Böylece hafifliği ve inceliğiyle ünlü Roma Camcılığı doğmuş ve ilk 400 yılda Suriye, Filistin, İskenderiye, Anadolu ve Avrupa’nın bazı kısımlarını da içine alan Roma İmparatorluğu’nun bütün bölgelerine yayılmıştır. 

İtalya’da camcılık, yaklaşık 1000 yıldır Venedik’le anılmaktadır. Venedik Camcılığına ilişkin en eski kayıt 982 tarihli bir bağış makbuzudur. Bu bağış makbuzunda kullanılan imza “Domenicus Fiolarius”tur. Latince Domenico camcı, fiola ise şişe demektir. Kısacası bu belge bize böyle bir mesleğin o dönemdeki varlığını kanıtlamaktadır. 

Cam üfleyiciliğinden bahseden ikinci belge ise 1083 tarihlidir. Bununla birlikte camcılık geleneğinin tam anlamıyla bir düzene oturması ve hız kazanması 13. yüzyılın sonlarına dayanır. 

MURANO VE CAM SANATI 

1291 yılında kabul edilen bir yasa uyarınca, yaklaşık 10. yüzyıldan itibaren Venedik’te varlığını sürdüren ve aktif tüm cam atölyelerinin Murano’ya taşınması zorunlu kılınmıştır. Şüphesiz bu kararda cam atölyelerinin bulunduğu bölgedeki binaların çoğunun ahşap olması ve cam fırınlarının büyük yangınlara sebebiyet vermesi etkili olsa da Avrupa saraylarının bu cam ustalarını ülkelerine getirmek istemesiyle birlikte Venedik Camcılığının korunması ve bu konuda “en iyi” olmayı devam ettirme arzusu da oldukça önemli bir etkendi. Çünkü Murano’ya yerleşmesi sağlanan ustaların adadan dışarı çıkmaları ve dışarıdan insanların da adaya girmeleri yasaklanmıştı bu kanunla. Dahası bu kanunu çiğneyenler için kürek cezası ve yüksek para cezaları gibi ciddi yaptırımlar söz konusuydu. Dolayısıyla Venedik 13. yüzyıl ve 14. yüzyılın ortalarına kadar Avrupa’da üfleme tekniğiyle cam sanat eserleri üretme kapasitesine sahip tek merkez konumundaydı. Venedik cam ürünleri Doğu Akdeniz’den Kuzey Avrupa’ya kadar pek çok bölgeye ihraç ediliyordu. 

Ancak gelen cazip teklifler bu izole hayatın korunmasını zorlaştırmış ve tüm yasaklara rağmen Venedikli cam ustalarının memleketlerini terk ederek İtalya’ya ve Avrupa’nın çeşitli bölgelerine kaçmasına engel olunamamıştır. Bu ustalar gittikleri bölgelerde atölyeler kurarak benzer tekniklerle cam eserler üretmeye ve Murano’yla rekabet etmeye başlamış ve Bohemia camının yaratılmasına vesile olmuşlardı. Murano camının bir türevi olan Bohemia camının giderek daha çok tercih edilmesi elbette Murano’yu olumsuz etkiledi. Ancak cama ruhunu vermiş olan Murano, adayla anılan avizelerin yaratılmasıyla eski görkemli günlerine yeniden kavuştu. 

15.  ve 16. yüzyıl Murano camının en parlak zamanlarına şahit oldu. 1450’lerde Venedikli camcı bir aileden gelen Angelo Barovier’in Venedik Camcılığına kazandırdığı “cristallo” (kristal cam) ve “lattimo” (Çin porselenine benzeyen beyaz bir opak cam) yüzyıllarca başka hiçbir usta tarafından gerçekleştirilememiştir.  16. Yüzyılda daha hafif ve yalın hale gelen ürünler Avrupa’da büyük bir ilgiyle karşılandı.  

Kristal camın keşfedilmesiyle önlemler daha da sıkı hale getirildi. Tam anlamıyla Venedik vatandaşı olanların ancak cam ustası ya da çırağı olabileceğine dair bir yasa çıkarıldı. Kristal cam 17. yüzyıla kadar da sadece Venedik’te yapıldı.  

Venedikli camcılar 17. yüzyılın başından itibaren ayna üretmeye de başladılar. 18. Yüzyılın başında Fransız cam sanatçılarının kristal tasarımları Venedik camlarının pazar payını düşürdü. 19. yüzyıl başlarında 1861’de cam yapım tarihi konusunda akademisyen olan Baş Rahip Vincenzo Zanetti tarafından Cam Müzesi ve Cam Tasarım Okulu’nun kurulmasıyla bir toparlanma dönemine girildi. Zaman içinde krizler atlatsa ve gerileme dönemine girse de Murano bu sıkıntıları aşmayı başardı. 

GÜNÜMÜZDE MURANO VE CAM SANATI 

Genel olarak 9. Yüzyıl cam yapımcılığının geliştirdiği temel teknikler günümüze ışık tutmuş ve çok fazla değişime uğramamıştır. Günümüz cam yapım yöntemleri ise bu temel ilkeleri geliştirerek hızı ve kapasiteyi arttırmaya yöneliktir. 

Venedik Belediyesi hem kültürel hem de ekonomik açıdan camcılığın gelişmesine katkı sağlarken bir yandan da bu faaliyetlerin adada tutulmasını amaçlamaktadır.  

Murano cam üretimi alanında faaliyet gösteren 330 şirket bulunmaktadır ve bu, ada ekonomisinin % 82’sini oluşturmaktadır. Cam Müzesi ve diğer şirketler endüstriye yönelik eğitim, araştırma ve destek faaliyetleriyle camcılığa katkı sağlamaktadırlar.  

Ayrıca Murano adasında faaliyet gösteren şirketleri korumak amacıyla Veneto Bölgesi 1994 yılında “Vetro Artistico ® Murano” adlı ticari bir marka yaratmıştır. Bu ticari markayla Venedik’in tarihsel mirasının bir parçası olan Murano sanatsal camının unvanını teminat altına almak amaçlanmaktadır. Murano cam üretimiyle ilgili koşulları sağlayan bütün ürünler bu markayı taşımaktadırlar. “Vetro Artistico ® Murano” ticari marka programına dahil olan 50’den fazla şirket sadece Murano Adası’nda yapılan sanatsal cam eşyalara, yine Murano geleneğine bağlı kalarak sahteliği önleyici özel bir damga vurmaktadır. 

VENEDİK CAM SANATININ OSMANLI ÜZERİNE ETKİLERİ 

Venedik, cam sanatı konusunda pek çok ülkeye yol göstermiştir. Osmanlı da Venedik cam sanatından etkilenmiştir. Başlangıçta Venedik’ten sürekli cam eşyalar ithal eden (1569 tarihli Sokullu Mehmet Paşa’nın 9000 kandil siparişi gibi) Osmanlı 18. Yüzyıl sonlarında III. Selim tarafından cam tekniklerini öğrenmesi için Mevlevi Derviş Mehmet Dede’nin Venedik’e gönderilmesiyle kendisi de üretim yapma yönünde bir adım atmıştır. Osmanlı Camcılığının en parlak dönemi Bohemia Camcılığının atılım yaptığı döneme rastlar.  

Mevlevi Derviş Mehmet Dede, opal tekniğini öğrendiği Venedik’ten dönüşünde Beykoz’da bir atölye açmıştır Oradan öğrendiği bu tekniği geliştirerek çeşm-i bülbülün ortaya çıkmasını sağlamıştır. Yaygınlaştıran kişi ise Tophane Müşiri Fethi Ahmet Paşa’dır.  

Çeşm-i bülbüle ilham kaynağı olan ve Filippo Serena tarafından keşfedilen “filigrana a retortoli” ve “filigrana a reticello”, 16. Yüzyılda Venedik’te ortaya çıkmış ve zamanında sanatçısına ayrıcalıklar tanıyan patent verilmesini sağlayan yöntemdir. Filigran camlar, üfleme tekniğiyle yapılan ve cam çeper içinde zarif bir dantel etkisi yaratan formlardır. 

Çeşm-i bülbül Farsça kökenli bir söz olup “bülbül gözü” anlamına gelir. Bu ismi; ışığa tutulup çevrildiğinde, göze yakınlaştırılıp uzaklaştırıldığında ortaya çıkan ve bülbül gözüne benzeyen harelerden almıştır. Çeşm-i bülbül özel camcılık teknolojisinin yanı sıra uzun işlemler ve yaratıcılık da gerektirir.  Özel olarak hazırlanan ince, renkli ya da renksiz cam çubukların yüksek ısıda eritilmiş cam içine burulmuş bir şekilde yerleştirilmesiyle ortaya çıkar. Camın içine yerleştirilen çubukların kalınlığının eşit ve birbirine paralel olması iyi üretilmiş bir çeşm-i bülbülün özelliğidir. Aynı noktadan çıktığı halde birbiriyle kesişmeden uyum içinde bu dağılımı yapabilmek herkesin harcı değildir. Bu yüzdendir ki çeşm-i bülbül cam sanatında ustalık eseri kabul edilir.  

Cam sanatı asırlardır Batı ve Doğu arasında nöbetleşe bir şekilde varlığını sürdürmüştür. İçinde bulunulan şartlara göre kimi zaman Doğu kimi zaman Batı ön plana çıksa da kaybetmeyen cam sanatı olmuştur. Coğrafyalar arasındaki bu bazen tatlı bazen acımasız rekabet çoğu zaman cam sanatını bir adım daha ileri götürmüştür. Çünkü kendini gösterdiği her farklı coğrafyada üzerine yeni estetik değerler, güzellikler ve teknikler ekleyerek gelişimini ve vazgeçilmezliğini sürdürmeyi başarmıştır.  

Minik not: “Fiyasko” Venedikli cam ustalarının camı üflerken bir hata sonucu camda defo oluştuğu zaman bu defolu ürüne söyledikleri ürüne verilen isimdir. Venedik’e gelip giden tüccarlar sayesinde dilimize geçmiştir.  

*Murano, Venedik’in kuzeyinde yer alan, Venedik’in 118 adasından biridir. 

KAYNAKÇA:  

http://ismek.ist/blog/icerik.aspx?p=770 

http://www.dunyayigeziyorum.com/2013/09/murano-burano-adalar-rehberi.html 

http://muranocam.blogspot.com.tr/ 

http://www.kultursanatharitasi.com/venedik-camciligi-gulistan-ertik/ 

http://www.antikalar.com/beykoz-camlari-cesmibulbuller/ 

http://wol.jw.org/tr/wol/d/r22/lp-tk/102004365#h=4http://wol.jw.org/tr/wol/d/r22/lp-tk/102004365#h=4 

http://artebru.blogcu.com/camin-tarihi-seruveni-ve-osmanli-da-cam-sanati/5909215 

http://www.beykoz.bel.tr/beykoz/detay/bulbulun-gozu-cesm-i-bulbul 

http://www.beykozcamsanat.org/skin-care 

http://insanvesanat.com/haber-camdan-kalplerin-muhafizi-cesm-i-bulbul-48.html 

http://sanatkaravani.com/camin-alabilecegi-en-guzel-sekil-cesm-i-bulbul/ 

http://www.antichitasantoro.com/pubblicazioni/schede/vetro_parte_seconda.htm 


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: